|
|
|
T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI Büyük Mükellefler Vergi Dairesi
Başkanlığı (Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü) Sayı : B.07.1.GİB.4.99.16.01/01/MUK-41
03.10.2007/19435 Konu: Davası henüz derdest olan idari para cezasının 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre
tahsil edilip edilemeyeceği ………………………………. İlgi: Gelir İdaresi Başkanlığına vermiş
olduğunuz …/…/2007 tarihli dilekçeniz.
Müvekkiliniz ………..A.Ş hakkında Gelir İdaresi Başkanlığına vermiş
olduğunuz ve bir örneği Başkanlığımıza gönderilen ilgide kayıtlı
dilekçenizden; Rekabet Kurumu Başkanlığı’nın …… sayılı kararı ile
müvekkiliniz adına 10.203.273,56 YTL idari para cezası kesildiği, söz
konusu idari para cezasının iptali amacıyla Danıştay … Daire
Başkanlığı’nda dava açıldığı, davanın henüz derdest olduğu belirtilerek;
bahsi geçen kesinleşmemiş idari para cezasının 6183 sayılı Kanun
hükümlerine göre tahsil edilip edilemeyeceği hususunda görüş talep
edildiği anlaşılmaktadır.
Konuya ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığından alınan ve ilgide
kayıtlı dilekçenizde belirtilen hususlara cevap teşkil eden …/…/2007
tarih ve ….. sayılı yazıda;
“…………………..
Bilindiği gibi, 5560 sayılı Kanunla değişik 5326 sayılı Kabahatler
Kanununun; 3’üncü maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım
kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda
aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel
hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi
yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.” hükmü,
(4) Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idarî para
cezalarına ilişkin kesinleşen kararlar, 21/7/1953 tarihli ve 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre
tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairelerine
gönderilir. Sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idareler tarafından
verilen idarî para cezaları, ilgili kanunlarında aksine hüküm
bulunmadığı takdirde, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
hükümlerine göre kendileri tarafından tahsil olunur. Diğer kamu kurum ve
kuruluşları tarafından verilen ve Genel Bütçeye gelir kaydedilmesi
gerekmeyen idarî para cezaları, ilgili kanunlarında özel hüküm
bulunmadığı takdirde genel hükümlere göre tahsil olunur.” hükmü, yer almaktadır.
5560 sayılı Kanun ile 5326 sayılı Kanunun 17’nci maddesinde yapılan
değişiklikle idari para cezalarının gelir kaydının, idari para cezasını
veren kamu idaresi ve bütçeler itibarıyla yapılacağı hüküm altına
alınmıştır. Buna göre;
-10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol
Kanununa ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer
alan kamu idareleri tarafından verilen idari para cezalarının ilgili
kanunlarında 01/06/2005 tarihinden sonra belirlenen oranın dışındaki
kısmı ile Cumhuriyet başsavcılıkları ve mahkemeler tarafından verilen
idari para cezaları genel bütçeye,
-Sosyal güvenlik kurumları ile mahalli idareler tarafından verilen idari
para cezaları kendi bütçelerine,
-Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile diğer kamu kurum ve
kuruluşları tarafından verilen idari para cezaları, ilgili
kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla genel bütçeye, gelir kaydedilmesi
gerekmektedir.
Öte yandan, 5560 sayılı Kanunla değişik 5326 sayılı Kanunun 17’nci
maddesinin (4) numaralı fıkrasının ilk cümlesi hükmü uyarınca Genel
Bütçeye gelir kaydedilecek olan idari para cezalarının infaz (cebri
takip ve tahsil) edilebilmesi için, söz konusu idari para cezalarının
dayanağını teşkil eden idari yaptırım kararlarının kesinleşmesi
gerekmektedir.
Bu itibarla, 5326 sayılı Kanunun 17’nci maddesinin (4) numaralı
fıkrasının gerek 5560 sayılı Kanun öncesi hükmü gerekse 5560 sayılı
Kanunla değişik hükmü gereğince genel bütçeye gelir kaydedilecek idari
para cezalarının infaz ( cebri takibat ve tahsil) edilebilmesi için
idari yaptırım kararının kesinleşmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan, 5560 sayılı Kanunla 5326 sayılı Kabahatler Kanununda
yapılan değişiklik neticesinde idari para cezalarının uygulanmasına
yönelik hazırlanan 442 Seri No’lu Tahsilat Genel Tebliği 12/05/2007
tarihli ve 26520 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış bulunmaktadır.
Söz konusu Genel Tebliğin “III/C- İdari Para Cezalarının
Kesinleşmesi” başlıklı bölümünde; “... Buna göre, genel bütçeye gelir kaydedilmesi
gereken idari para cezalarının 6183 sayılı Kanuna göre takip ve tahsil
edilebilmesi için, bu cezalara ilişkin idari yaptırım kararlarının
kesinleşmesi gerekmektedir. Kabahatler Kanunu, genel bütçeye gelir kaydedilmesi
gerekmeyen ve süresinde ödenmeyen idari para cezalarının takip ve
tahsilinde idari yaptırım kararlarının kesinleşme şartını aramamaktadır.
Ancak, bu idari para cezalarının düzenlendiği özel kanunlarda yer alan
hükümlerin dikkate alınacağı tabiidir. İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna
başvurulmaması veya kanun yoluna başvurulması halinde yargılama
aşamalarının son bulması neticesinde idari para cezalarının takip
edilebilir aşamaya gelmesi, idari para cezasının kesinleşmesidir. Kabahatler Kanununun 5560 sayılı Kanunla değişik 3
üncü maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi hükmü nedeniyle
idari para cezalarının düzenlendiği kanunlarda kanun yoluna ilişkin
düzenlemenin bulunması halinde, bu düzenlemelerin uygulanması
gerektiğinden, idari para cezalarının kesinleşmesi aşağıdaki şekilde
olacaktır. 1) Kabahatler Kanununa Göre İdari Para
Cezalarının Kesinleşmesi: 5326 sayılı Kanunun 27 ila 31 inci
maddelerinde idari yaptırım kararlarına karşı başvuru yolu, başvurunun
incelenmesi, itiraz yolu, vazgeçme ve kabul ile masrafların ve vekalet
ücretinin ödenmesi hususları düzenlenmiştir. Söz konusu hükümlere göre, idari yaptırım kararları; i) Kararın ilgilisine tebliğ edildiği
tarihten itibaren 15 gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulmadığı
takdirde bu sürenin bitiminde, ii) Kanuni süresinde sulh ceza mahkemesine
başvurulması halinde, - Sulh ceza mahkemesinin kararına itiraz edilmemiş
ise kararın taraflara tebliğini takip eden 7 nci günün bitiminde, - 2.000,-YTL’ye kadar (bu tutar dahil) idari para
cezalarına ilişkin sulh ceza mahkemesinin karar tarihinde, iii) Sulh ceza mahkemesi kararına ya da
mahkemeler tarafından verilen idari yaptırım kararlarına karşı ağır ceza
mahkemesine itiraz edilmesi halinde itiraz üzerine verilen karar
tarihinde, kesinleşmektedir. iv) Kabahatler Kanununun 27 nci maddesine 5560
sayılı Kanunla eklenen; - (6) numaralı fıkra ile soruşturma konusu fiilin suç
değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı
verilmesi ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edilmesi halinde
idarî yaptırım kararına karşı başvurunun kovuşturmaya yer olmadığına
ilişkin karara karşı yapılacak itirazı inceleyen itiraz merciinde
inceleneceği hükme bağlandığından, - (7) numaralı fıkra ile kovuşturma konusu fiilin suç
değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı
verilmesi ve fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen beraat kararına
karşı kanun yoluna gidilmesi halinde, idarî yaptırım kararına karşı
itirazın da beraat kararını inceleyen mercide inceleneceği hükme
bağlandığından, bu durumlarda kesinleşme kanun yollarının
tüketilmesine bağlı olarak belirlenecektir. v) Kabahatler Kanununun 27 nci maddesine 5560
sayılı Kanunla eklenen (8) numaralı fıkrasında ise idarî yaptırım
kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idarî
yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde;
idarî yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının bu işlemin
iptali talebiyle birlikte idarî yargı merciinde görüleceği düzenlenmiş
olduğundan, bu kapsamdaki idari yaptırım kararları idari yargılama
sürecine bağlı olarak kesinleşecektir. 2) Kanun Yolu Saklı Tutulan Hallerde İdari Para
Cezalarının Kesinleşmesi: İdari para cezasına yönelik Kabahatler
Kanununun hükümleri dışında kanun yolu öngörülmesi halinde,
ilgili kanunlarında yer verilen kesinleşme nedenlerine bağlı olarak
idari para cezaları kesinleşecektir.” açıklamalarına yer verilmiştir. Buna göre, 5326 sayılı Kanunun 17’nci maddesi hükmü
ve bu maddenin uygulamasına ilişkin olarak söz konusu Tebliğ’in III/C
bölümüne ilişkin genel açıklamaların yapıldığı ve yukarıda da belirtilen
kısımlarda yapılan düzenlemelerde, genel bütçeye gelir kaydedilmesi
gereken idari para cezalarının 6183 sayılı Kanuna göre takip ve tahsil
edilebilmesi için bu cezalara ilişkin idari yaptırım kararlarının
kesinleşme şartı aranmakta, aynı zamanda kesinleşme “idari
yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna başvurulmaması veya kanun yoluna
başvurulması halinde yargılama aşamalarının son bulması neticesinde
idari para cezalarının takip edilebilir aşamaya gelmesi” olarak
tanımlanmaktadır. Buna göre, Genel Bütçeye gelir
kaydedilmesi gereken idari para cezalarına ilişkin olarak kanun yolunun
gerek idari para cezalarının düzenlendiği kanunlarda düzenlenmiş olsun,
gerekse özel kanunda bu yönde bir düzenlemenin bulunmaması nedeniyle
5326 sayılı Kanun hükümleri esas alınmış olsun, söz konusu idari para
cezaları hakkında kanun yolları tüketilmeden, diğer bir ifadeyle idari
yaptırım kararı kesinleşmeden, bu para cezalarının 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna göre infazına (cebren takip
ve tahsiline) başlanılması mümkün bulunmamaktadır.” denilmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. |
|
Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı © 2007 |
|
www.bmvdb.gov.tr |