T.C

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

 

 

Sayı : B.07.1.GİB.04.99.16.01/2-22/MUK-11

Konu: İlk iktisabı yapılacak araç için düzenlenen faturada

             KDV ve ÖTV’nin hem tescil yapılan kişiye hem de

             pazarlama şirketi arasında orantılı olarak yansıtılıp

             yansıtılamayağı hk.

 

 

 

……………….

 

 

 

 

İlgi : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığına vermiş olduğunuz  … 11.2006 tarihli dilekçeniz.

 

 

            İlgide kayıtlı dilekçenizde, oto, parça ve servis bayisi olduğunuzu ve pazarlama firması aracılığı ile adınıza binek oto satışı yapılacağını belirtip, ilk iktisabı yapılacak araç için düzenlenen faturada KDV ve ÖTV’nin hem tescil yapılan kişiye hem de pazarlama şirketi arasında orantılı olarak yansıtılıp yansıtılmayacağı hakkında başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

           

Bilindiği üzere; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Faturanın Tarifi” başlıklı 229. maddesinde;

 

            “Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.”,

 

            “Fatura kullanma mecburiyeti” başlıklı 232. maddesinde;

 

            “Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler:

 

            1.Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara;

            2.Serbest meslek erbabına;

            3.Kazançları basit usulde tespit olunan tüccarlara;

            4.Defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçilere;

            5.Vergiden muaf esnafa.

 

            Sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlar da fatura istemek ve almak mecburiyetindedirler.”,

 

            “Mükellef ve vergi sorumlusu” başlıklı 8.maddesinde ise;

           

“Mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettübeden gerçek veya tüzelkişidir.

 

            Vergi sorumlusu, verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir.

 

            Vergi kanunlarıyla kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna müteallik özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamaz.” hükümleri yer almaktadır.           

 

Öte yandan; 3065 sayılı KDV Kanunu’nun 1/1 maddesinde Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ne tabi olduğu; 2.maddesinde, teslimin bir mal üzerindeki tasarruf  hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesi olduğu; 10.maddesinde ise, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde malın teslimi veya hizmetin yapılması anında vergiyi doğuran olayın meydana geldiği hükme bağlanmıştır.

 

Yine aynı Kanunun 20.maddesinde ise, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu belirtilmiş; bedel deyimi ise aynı maddenin ikinci fıkrasında tanımlanmıştır. Buna göre, bedel deyiminin malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan ve yahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği hükmüne yer verilmiştir.

 

Ayrıca Kanunun, 27/2.maddesinde; bedelin emsal bedeline veya emsal ücretine göre açık bir şekilde düşük olduğu ve bu düşüklüğün mükellefçe haklı bir sebeple açıklanamadığı hallerde de matrah olarak emsal bedeli veya emsal ücretinin esas alınacağı hükme bağlanmıştır.

 

            Diğer taraftan, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 1/1-b maddesinde bu Kanuna ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olanların ilk iktisabının bir defaya mahsus olmak üzere ÖTV’ne tabi olduğu hükmüne yer verilmiştir.

 

            Aynı  Kanunun 2/1-d maddesinde, motorlu araç ticareti yapanlar, bu Kanuna ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olanları imal, inşa veya ithal edenler ile fabrika ana bayii, bölge bayii, bayi, yetkili satıcı ve acenteler ile Maliye Bakanlığı’nca bu nitelikte oldukları tespit edilenler olarak tanımlanmış olup;

 

            3/a maddesinde; mal teslimi veya ilk iktisap hallerinde malın teslimi veya ilk iktisabında vergiyi doğuran olayın meydana geldiği, 4/1-b maddesinde; (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olanlar için, motorlu araç ticareti yapanlar, kullanmak üzere ithal edenler veya müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenlerin ÖTV’nin mükellefi olduğu; 14/2.maddesinde ise, (II) sayılı listedeki kayıt ve tescile tabi mallara ait özel tüketim vergisi beyannamesinin, ilk iktisap ile ilgili işlemlerin  tamamlanmasından önce bu işlemlerin yapıldığı yer vergi dairesine verileceği ve verginin de aynı günde ödeneceği hükme bağlanmıştır.

           

            Buna göre;

 

            Türkiye’de kayıt ve tescil işlemleri yapılmamış olan araçların, ilk iktisap kapsamındaki işlemlerinin motorlu araç ticareti yapan firmanızca gerçekleştirilmesi nedeniyle şirketiniz ÖTV mükellefi olacaktır.

 

            Diğer taraftan, söz konusu araçlara ilişkin KDV, ÖTV matrahı üzerinden hesaplanacağından ve ilk iktisap ile ilgili ÖTV mükellefi de motorlu araç ticareti yapan firmanız olacağından, bu kapsamdaki araç satışı için pazarlama firması ve adına tescil yapılacak müşteri arasında iki ayrı fatura ve iki ayrı bedel üzerinden orantılı olarak ÖTV ve KDV  hesaplanması mümkün bulunmamaktadır.

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.