T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

 

Sayı   :B.07.1.GİB.04.99.16.02/2-Muk-198                                                      11/02/2008/3521  

Konu: Serbest Bölgelere kısım kısım mal ihraç edilmesi

         halinde ihracat gelirinin hangi dönem de beyan edileceği,

         beyana esas olacak döviz kurunun nasıl belirleneceği   

 

 

……………………….

…………………………

 

 

 

İlgi      : …………………..  tarihli dilekçeniz.

 

İlgide kayıtlı dilekçenizde; şirketinizin serbest bölgelere kısım kısım hazır beton teslimi yaptığı, bu teslimlere ilişkin olarak gümrük işlemlerinin yürütülebilmesi için de teslimden önce hazır beton faturasının düzenlendiği, teslimat tamamlandıktan sonra da gümrük beyannamesinin kapatıldığı ve bu nedenle de beyannamenin açılıp hazır beton sevkiyatının başladığı ay ile serbest bölgeye hazır beton teslimin tamamlandığı ayın farklı olduğu belirtilerek, ihracat istisnasının hangi dönem KDV beyannamesinde beyan edileceği, muhasebe kayıtlarına ihracat hasılatı olarak hangi dönemde kaydedileceği ve hasılatın belirlenmesinde esas alınacak döviz kuru ile ilgili olarak Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6’ncı maddesinde, Kurumlar Vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı, Gelir Vergisi Kanunu’nun 37’nci maddesinde de her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazancın ticari kazanç sayılacağı hükme bağlanmıştır.

Buna göre kurum kazancı, ticari kazanç niteliği taşıdığından elde etme yönünden tahakkuk esası geçerli olup, tahakkuk gelirin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmesini ifade eder. Bunun için gelirin tekemmül etmesi gerekli olup, ticari faaliyet içerisinde satılan bir mal ya da yapılan hizmet bedeli taraflarca belirlenip fatura kesildiğinde gelir ya da gider tahakkuk etmiş sayılır.  

              Bu çerçevede, ticari bir faaliyet olan ihracat işlemlerinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunu yönünden vergiyi doğuran olayın satışa konu malların fiilen ihraç edildiği tarihte meydana gelmesi ve alacak hakkının da bu tarihte doğması nedeniyle gelir bu tarih itibariyle tahakkuk etmektedir.

              Öte yandan, 15.06.1985 tarih ve 18785 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu'nun 6’ncı maddesinde, serbest bölgelerin gümrük dışı sayıldığı, bu bölgelerde gümrük ve kambiyo mükellefiyetlerine dair mevzuat hükümlerinin uygulanmayacağı, aynı Kanunun 8’inci maddesinde de, serbest bölge ile Türkiye'nin diğer yerleri arasında yapılacak ticaretin, dış ticaret rejimine tabi olduğu  hüküm altına alınmıştır.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 11/1-a maddesi ile ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler ile yurtdışındaki müşteriler için yapılan hizmetler ve karşılıklı olmak şartıyla uluslar arası roaming anlaşmaları çerçevesinde yurtdışındaki müşteriler için Türkiye’de verilen roaming hizmetleri katma değer vergisinden istisna edilmiştir.

Anılan Kanunun 12/1’nci maddesi 4842 sayılı Kanunla değiştirilerek bir teslimin ihracat sayılabilmesi için;

“a) Teslim yurt dışındaki bir müşteriye veya bir serbest bölgedeki alıcıya ya da yetkili gümrük antreposu işleticisine yapılmalıdır.

b) Teslim konusu mal Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye veya bir serbest bölgeye vasıl olmalı ya da yurt dışındaki müşteriye gönderilmek üzere yetkili gümrük antreposuna konulmalıdır. Teslim konusu malın ihraç edilmeden önce yurt dışındaki alıcı adına hareket eden yurt içindeki firmalar veya bizzat alıcı tarafından işlenmesi veya herhangi bir şekilde değerlendirilmesi durumu değiştirmez.

İhracat teslimi yapılacak yetkili gümrük antrepoları ile buralarda düzenlenmesi zorunlu belgeleri belirlemeye, konulacak mal miktarı ve cinsi ile bunların antrepoda bekleme sürelerine ilişkin olarak sınırlama getirmeye, Gümrük Müsteşarlığının görüşü alınmak suretiyle, Maliye Bakanlığı yetkilidir....” hükmü yer almaktadır.

01.04.2008 tarih ve 26746 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 107 Seri No’lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nin B bölümünde Gümrük Beyannamelerinin İbrazı başlığı altında “….19 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (E) bölümüne göre, KDV uygulamasında ihracat işleminin gerçekleştiği tarih olarak, malın gümrük hattından geçtiği sırada çıkış gümrüğünce belirlenen ve gümrük beyannamesinin ilgili bölümünde belirtilen "gümrük hattını çıkış tarihi" esas alınmaktadır.

             Ancak, 4/4/2007 tarihli ve 2007/19 sayılı Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü Genelgesi ile gümrük idarelerince 1 Mayıs 2007 tarihinden itibaren ihracata yönelik düzenlenen gümrük beyannamelerinin ihracatçıya verilen nüshasının üzerine herhangi bir kapanma meşruhatı düşülmesine son verilmiştir.

             Bu nedenle, 1 Mayıs 2007 tarihinden itibaren KDV beyannamelerinde ihracat istisnasına ilişkin beyanları bulunan mükelleflerin tevsik edici belge olarak ibraz ettikleri gümrük beyannamelerinde ihracatın gerçekleştiği tarihi belirten bir açıklama aranılmayacak, bu beyannamelere ilişkin elektronik ortamda (VEDOP) erişilen bilgiler arasındaki kapanma tarihi, ihracat istisnası uygulamasında ihracatın gerçekleştiği tarih olarak dikkate alınacaktır.” denilmektedir.

Yukarıda yer alan hüküm ve açıklamalara göre, şirketinizce serbest bölgelere yapılan kısım kısım hazır beton teslimi işleminde, fiili ihraç işlemlerinden (şubat-2008) önce fatura düzenlenmesi (ocak-2008) ihraç tesliminin gerçekleştiği anlamına gelmeyip, ihracat işleminin gerçekleştirildiği tarih, malın gümrük hattından geçtiği sırada çıkış gümrüğünce belirlenen “gümrük çıkış tarihi” olup, ihracat istisnasının ilgili gümrük beyannamelerine ilişkin elektronik ortamda (VEDOP) erişilen bilgiler arasındaki kapanma tarihine ait KDV beyannamesinde çıkış tarihindeki Türk Lirasının döviz karşısındaki değeri esas alınarak beyan edilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan ticari kazanç niteliği taşıyan kurum kazancı tahakkuk esasına göre belirlendiğinden ihracat işlemlerinde, satışa konu malların fiilen ihraç edildiği tarihte alacağın  kesinleşmesi nedeniyle gelir bu tarihte tahakkuk etmiş sayılacak olup, bu dönem kazancı ile ilişkilendirilmesi gerekmektedir.

         Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı © 2008

www.bmvdb.gov.tr