T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

 

 

Sayı:

B.07.1.GİB.04.99.16.01/2-MUK

Konu:

İlişkili kuruma verilen ve başlangıçta örtülü sermaye niteliğinde olduğu belli olan vade farkları nedeniyle fatura düzenlenip düzenlenmeyeceği, KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı, indirim konusu yapılıp yapılamayacağı

                        16.01.2009/1617

 

 

 

 

 

 

 

 

………..

Zincirlikuyu/İSTANBUL

 

İlgi      a)     ………….

          b)   ……………

          c)    ………….

                       

  

          İlgi (a)’da kayıtlı dilekçenizde sorulan hususlarla ilgili olarak, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 25.04.2008 tarih B.07.1.GİB.0.03.49/4911-641/043313 sayılı yazısına istinaden ilgi (b)’de kayıtlı yazımızla tarafınıza bilgi verilmiş olup, ilgi (b)’de kayıtlı yazımızda değerlendirilmesine devam edilen ve sonradan bilgi verileceği belirtilen ilgi (c)’de kayıtlı dilekçenizdeki hususlara ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığından alınan 25.12.2008 tarih B.07.1.GİB.0.03.49/4911-641/124365 sayılı yazıda;          

 

          “213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227’nci maddesinde, “Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.” hükmü yer almaktadır.

 

          Aynı Kanunun 229’uncu maddesinde ise, “Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.” hükmü bulunmaktadır.

 

          Buna göre, ilişkili kuruma verilen ve başlangıçta örtülü sermaye niteliğinde olduğu belli olan vade farklarının elde eden açısından iştirak kazancı sayılması halinde, söz konusu vade farkları için fatura düzenlenmesi gerekmektedir.

 

          Diğer taraftan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun;

 

          20/1’inci maddesinde, teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu,

 

          20/2’nci maddesinde, bedel deyiminin, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiği,

 

          30/d inci maddesinde Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

 

          Buna göre, mal teslimi nedeniyle ortaya çıkan vade farkları KDV matrahına dâhil bulunduğundan vade farklarının mal teslimine ilişkin faturaya dâhil edilerek toplam tutar üzerinden KDV hesaplanması ve ilgili dönem beyannamesiyle beyan edilmesi gerekir.

 

          Vade farklarının örtülü sermaye olarak değerlendirilen kısmına ait KDV ise kurumlar vergisi açısından kanunen kabul edilmeyen gider olarak değerlendirildiğinden mükellefin indirim hesabına alması mümkün bulunmamaktadır.” denilmektedir.

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

www.bmvdb.gov.tr