T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı

(Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

 

 

  Sayı  : B.07.1.GİB.04.99.16.01/2-Muk-673                                           26/01/2010 - 2915

  Konu: Vergiye tabi olmayan ve olan işlemlerin

              bir arada yapılması halinde Katma Değer

              Vergisi indirimi.

 

 

……

 

 

İlgi: ….. tarih ve … sayı ile intikal eden dilekçeniz.

 

 

            İlgide kayıtlı dilekçenizde, vergiye tabi olan ve vergiye tabi olmayan işlemlerin bir arada yapılması nedeniyle kısmi vergi indiriminin ne şekilde hesaplanacağı, vergiye tabi olmayan işlemlere isabet eden ancak gider yazılmayan Katma Değer Vergisinin topluca gider yazılıp yazılamayacağı hakkında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

 

            Bilindiği üzere, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun “Safi Kurum Kazancı” başlıklı 6’ncı maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümleri uygulanacağı hükmü yer almaktadır.

 

Öte yandan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37’nci maddesinde, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazancın ticari kazanç olduğu hükme bağlanmış olup, Kanunun “İndirilecek Giderler” başlıklı 40’ıncı maddesinin 1’inci bendinde de, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin safi kazancın tespitinde indirilmesinin kabul edileceği belirtilmiştir.

 

Öte yandan, 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 11/1-a maddesinde; “İhracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler, serbest bölgelerdeki müşteriler için yapılan fason hizmetler ve karşılıklı olmak şartıyla uluslararası roaming anlaşmaları çerçevesinde yurt dışındaki müşteriler için Türkiye’de verilen roaming hizmetleri” katma değer vergisinden istisna edilmiştir.

 

Kanunun 29/1’inci maddesinde mükelleflerin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler nedeniyle ödenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirim konusu yapabilecekleri; 32’nci maddesinde ise bu Kanunun 11, 13, 14, 15’inci maddeleri  ve 17/4-(s) bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş bulunan işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanacak  katma değer vergisinden indirileceği vergiye tabi işlemlerin mevcut olmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinde indirilemeyen katma değer vergisinin, Maliye Bakanlığınca tespit edilecek esaslara göre bu işlemleri yapanlara iade edileceği hüküm altına alınmıştır.

 

            Yine, aynı Kanunun 30/a maddesinde vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağı, 33/1 inci maddesinde ise, indirim hakkı tanınan işlemlerle indirim hakkı tanınmayan işlemlerin bir arada yapılması halinde, fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin ancak, indirim hakkı tanınan işlemlere isabet eden kısmının indirim konusu yapılacağı hükme bağlanmıştır.


             Konuyla ilgili olarak yayımlanan 26 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nin “Kısmi Vergi İndirimi” başlıklı (G) bölümünde gerekli açıklamalar yapılmıştır.

 

            Yine, 24, 26 ve 39 Seri No.lu KDV Genel Tebliğlerinde belirtildiği üzere iade kapsamına mal ve hizmet alışları yanında amortismana tabi iktisadi kıymetler ve genel giderler için ödenen KDV dahildir.

 

            Yukarıda yapılan hüküm ve açıklamalar çerçevesinde;

 

            a) Şirketinize Katma Değer Vergisi Kanununun 11/1-c maddesi kapsamında teslimi yapılan ve şirketinizce ihracı gerçekleştirilen teslimler nedeniyle yüklenilen ve indirim konusu yapılamayan (b) fıkrada belirtilen usule göre hesaplanan genel giderlere (nakliye, ATİK) ilişkin KDV’lerin nakden veya mahsuben iadesi talep edilebilecektir.

 

            b) İndirim hakkı tanınan ve tanınmayan işlemlerin birlikte yapılması durumunda 26 seri no.lu KDV Genel Tebliğinin “Diğer Hallerde Kısmi İstisna Uygulaması”  başlıklı G-4 bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde, alışlarda yüklenilen vergilerin, herhangi bir ayırım yapmaksızın tamamen o dönemde indirilebilir katma değer vergisi hesabına intikal ettirildikten sonra indirim hakkı tanınan işlemlere isabet eden verginin hesaplanmasında indirim hakkı tanınan satışların ilgili dönemdeki toplam satışlara oranlanması usulünün uygulanması mümkün bulunmaktadır.

 

            c) Vergiye tabi olmayan işlemler nedeniyle indirim hakkı bulunmayan verginin ilgili dönem (2009) KDV beyannameleri düzeltilerek maliyet veya gider hesaplarına kaydedilmesi mümkün bulunmaktadır.         

 

            Bilgi edinilmesini rica ederim.

 

www.bmvdb.gov.tr